Sayfalar

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Kusursuz Yalan ve Dost : Nip Tuck

Boğaz düğüm düğüm,gözler nemli en kallavisinden.Nefes almayı unutmaktan kıpkırmızı olmuş bir surat.Buz gibi eller klavyeye dokunduğunda anlaşılan.Saat sabahın 3 ü.
Ve en yakın dostlarından birinin bitişine,gidişine şahit olmuş ben.

Klasik,insan hüviyetine bürünmüş dostlardan biri değil bu giden.Hayal,simge,karakter
,yalan ve belki biraz absürdlükten örülmüş bir kurmaca.Geceler boyu hüzünlerime,neşelerime ortak olmuş bir yoldaş.

Tam 4 yıl olmuş o benim hayatıma gireli.İlk 2 yılında fark edilmemişliklere esir olmuşum anlaşılan.

Kim olaki bu kadar sevilen bir dost diye sorarlar haliyle adama.NİP TUCK dan başkası değil bu sorunun cevabı.

Eh be kardeşim,manyak mısın sen?
Bir televizyon dizisinden dost diye bahsedilir mi hiç,ağlanır mı bitti diye ?

Ağlanır kardeşim ağlanır.Hem de öyle bir ağlanır ki.Yıllar yılı takip ettiğiniz evinizin,kalbinizin en önemlisi hayal dünyanızın içine giren şey için ağlanmaz da başka ne için ağlanır ?

Christian Troy u görmemle başladı her şey aslında.Sapık,egoist,ukala,psikopat ama dünyalar yakışıklısı bir herifti bu kaba tabirle.(Ki izleyenler bilir dizinin başlama sahnesi pek de sakin sayılmaz.)Delirdim,çıldırdım,izleye devam etmem lazım kesinlikle dedim.

Estetik dünyasına adım atıverdim birden bire.Kusursuz bir yalan olmanın bütün inceliklerini öğrenecektim onlar ile birlikte.Güzelliğin nasıl çılgınca bir hastalık olduğunu yanı sıra aslında ne menem bir şey olduğunu da öğrenmiş olacaktım.Keza öğrendim de az buçuk ucundan.

Fazla cüretkardı bu yeni dostum benim.Herkesin kaldıramayacağı pek çok şey barındırıyordu içinde.Açık açık gösterilen ameliyatlar,türlü fanteziler,sapkınlıklar ve cinselliğin ve gerçekliğin en acımasız ve net olanlarından.

Kazara birinin yanında izlemeye kalksam veya bahsetsem

-Vayyy be ne sapık film bu,porno gibi resmen ahaha ‘

-Ayy ayy kapat şunu be adamı canlı canlı kesiyo herifler

-İzlediği diziye bak,sapıksın kızım sen sapıksın! diye tepkiler ile karşılaştım.

Sapık mıydım peki? Değildim tabi ama genede pek normal biri sayılmam kabul ediyorum.Dedim ya herkesin kaldıramayacağı,hayatın içindeki gerçekleri tak tak yüzünüze vuran dobra bir dosttu bu.

Adım Nip Tuckçı sapık kıza bile çıkdı.Eyvallah katlandık ona da öyle yada böyle.

Christian ve Sean’ın ruhsal çöküntülerinde ama birbirlerinden ölesiye kopamamalarında,Christian’ın bütün o ‘I’m a plastic surgeon deyip hatunları yatağa atışlarında,Julia’nın o titrek ve nevrotik huysuzluklarında,Matt’in faydasızlık üstüne faydasızlık yapışında,süper lezbiyen Liz’in hayal kırıklıklarında,Kimber’ın her seferinde Christian diye ağlayıp geri dönmelerinde,Wilburumun Christianım her daim oğlu olarak kalışında ve daha nicesinde bende onların yanındaydım.

Ve evet kusursuz bir yalanı beraber oldurduk dostumla.Bugün her ne kadar fiilen sonlanmış dahi olsa kalbimin bir bölümü hep NİP TUCK ,NİP TUCK diye atacak.

Çoğu kişiye garip gelsede bu,Nip Tuck bir diziden çok daha öteydi benim için.Farkı anlatabilmenin başka yolunuda bilmiyorum açıkcası.İyisiyle kötüsüyle bunca yıl benimleydi,bizimleydi vefalı dostum.Başta yaratıcısı Ryan Murphy olmak üzere Julian McMahon ,Dylan Wash ve sayısız oyuncusuna binlerce kez teşekkürler.

O hep dizi tarihinin en sert dizilerinden biri olarak kalacak.

Hoşça kal efsane,hoşça kal mükemmel yalan…
 
 

2 yorum:

mary dedi ki...

Make me beautiful...:)
Öncelikle bu blogun çok faydalı olacağını biliyorum çitorim...Benim gibi bir çok dizi sever için rehber haline getireceğinden eminim :)
Nip Tuck' ı indirmeye devam ediyorum evet bi kaç sezon kopuk kopuk seyrettim cnbc-e den ancak baştan sona kadar hiç izleyememiştim..Beni tetikleyen sen oldun ve pişman olmayacağımı biliyorum çünkü ben de Nip Tuck delisiyim..Yerimde olmayı çok isterdin dimi ehuehheu :)
Emy Ödüllerinden yazılarının ne kadar keyifle okunabildiğini bildiğimden,yazılarının devamını bekliyorum çitorim :)
ay viıl falouğ meyd :

KiRa dedi ki...

Elifcim süper olmuş blog güzel bir şekilde geliştireceğine eminim :)
artı bu yılki Emy ödüllerinde lost un birkaç dalda aday olması beni şaşırttı ne bilim daha iyileri varken lost un final sezonunu yüzünden kayırılması acayip geldi bana :)
emy ödüllerine aday olmuşlardan çoğunu biliyorum ama lost ve How I Met Your Mother dışında pek bilmiyorum dizileri bir kaç bölümde breaking bad dışında :)
bu sene ki emy ödüllerinde benim en merak ettiğim en iyi animasyon dizisi olacak ki the simpsons ve southpark arasında geçecek olay gönlüm tabiki de homer amcamdan yana :)
ayrıca nip tuck arşivimde vardı iyi değildir diye sildim :) gerçi şu sıralar house md yi seyrediyorum dr.house tam bir ekol eleman zaten :)